Benim çocukluğumda Ramazan, TRT’nin yayınladığı Direkler Arası eğlenceleri, meddahlar vs ile renklenirdi.
Yeni devirde Ramazan artık laiklik tartışmalarıyla renkleniyor.
Eğer yanlış saymadıysam galiba son 12 yıldır her Ramazan ayının kenar süslerinden biri laiklik tartışmalarımız.
Bu yıl da ‘gelenek değişmedi.’
Önce Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin okullara bir “Ramazan Etkinlikleri Genelgesi” gönderdi.
Bu genelgeyi gören bazı laiklerimiz hemen oturup bir “Laiklik bildirisi” kaleme aldı ve yayınladı.
Amaç ve hedef, 4-5 yaşındaki ana okulu çocuklarını camiye götürmek, ilkokul öğrencilerine “Ramazan gazetesi” hazırlatmaktan çok, Türkiye’nin laiklerinin kavga çıkarmasını sağlamaktı, ilk bakışta bu başarılmış gibiydi ama bu izlenim yanlıştı.
Esasen bildirinin imzacıları öyle kamuoyunda büyük ses gelmesine yetecek sayıda da cesamette de değildi. Üstelik kurumsal olarak CHP bu topa girmemişti. Ama Yusuf Tekin bundan ötürü uğradığı hayal kırıklığını gizledi.
Madem bildiriyi yazanlar kendileri konuyu o kadar köpürtemiyordu, o zaman Yusuf Tekin onlara yardımcı olacak, konunun hiç değilse bir kısım insan arasında gündem olmasını sağlamaya çalışacaktı.
Milli Eğitim Bakanı günler boyunca demeçler verdi, her demecinde biraz daha sertleşti, sonra baktı demeçlerle olmuyor bildiriyi yazanlara dava açmaya karar verdi.
Ve nihayet azar azar istediğini elde etmeye başladı. Sağda solda ufak tefek sokak eylemleri, “Laiklik vazgeçilmezimizdir” gösterileri, Atatürk heykellerine çelenk bırakmalar, pankart açmalar vs başladı.
Aranan ve Ramazan’ı Ak Parti için “bereketli” kılacak laiklik tartışması tam istenen kıvamda olmasa da başlamıştı işte.
Dikkat edin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu tartışmaya düne kadar girmedi. Girmedi, çünkü konuşanları ve konuşulanları kendi seviyesi için yeterli bulmuyordu.
Ama nihayet dün, onca çabaya rağmen yeterince köpürmeyen tartışmaya girdi, “Bu ramazan rızkımıza bu kadarı düştü” deyip tartışmadan olduğu kadarıyla yararlanmaya karar verdi.
Erdoğan’ın bizzat tartışmaya girmesi karşı kampın iştahını kabartabilir. Böylece Ramazanda laiklik tartışmamız biraz daha büyüyebilir ama işte o kadar.
Esasen CHP kurumsal olarak bu tartışmaya girmedikçe Erdoğan ve Ak Parti açısından tartışmanın “bereketli” olmasına imkan yok. Dün akşam Özgür Özel konuya biraz değindi ama onun değindiği kadarı Tayyip Erdoğan’ı kesmeyecektir.
Tabii şunu yapabilirler: Gerçekte tarafı olmadığı halde CHP sanki bu son tartışmanın tarafıymış gibi konuşmaya başlayabilirler.
Ama sanmıyorum ki bu yılki laiklik tartışması eski zamanlardaki kadar “bereketli” olsun Ak Parti ve Tayyip Erdoğan için.
Nerde o eski Ramazanlar…

