İktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı İmralı sürecinin yol haritası netleştiği ileri sürüldü. Meclis gündemine gelmesi beklenen düzenlemeyle, terör örgütü üyeliği ve propagandası gibi suçların düşürülmesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların “şartlı salıverilme” kapsamına alınması ve suç niteliklerinin “terörden adi suça” dönüştürülmesi planlanıyor.
İktidar kanadı “terörsüz ” olarak adlandırdığı İmralı süreci kapsamında hazırlanan hukuki düzenlemeler için Ramazan Bayramı sonrasını işaret etti. Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, Meclis bünyesinde hazırlanan rapor doğrultusunda yasalaştırma süreci MİT’ten gelecek raporun ardından başlayacak. Taslak aşamasındaki plan, binlerce örgüt üyesinin Türkiye’ye dönüşünü ve infaz sürelerinde yapılacak köklü değişiklikleri içeriyor.
Hazırlanan yol haritasına göre, herhangi bir suça karışmamış örgüt üyeleri için yeni bir yasal düzenleme yapılmasına gerek duyulmuyor. AK Parti kaynakları bu durumdaki kişilerin suç kaydı bulunmadığı için doğrudan Türkiye’ye dönebileceğini ifade ediyor. Bu kişiler ülkeye giriş yaptıklarında kayıt altına alınacak, cezaevine girmeden sadece adli kontrol şartıyla serbest bırakılacak. Belirlenen yerlerde ikamet edecek olan bu kişiler için rehabilitasyon ve topluma kazandırma programları uygulanacak. Süreç, ilgili kurum temsilcilerinden oluşacak özel bir mekanizma tarafından yürütülecek.
Taslağa göre “terör örgütünün ortadan kalkması” durumunda örgüt üyeliği, örgüte yardım-yataklık ve propaganda gibi suçlar kendiliğinden düşecek.
Mevcut sistemde terör kapsamında değerlendirilen adam öldürme, tehdit, gasp veya bombalama gibi suçların niteliği de bu süreçle birlikte değişecek. Örgütün tasfiyesiyle birlikte bu suçlar “terör suçu” olmaktan çıkıp Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) “adi suçlar” kapsamına alınacak. Bu durum, suçluların infaz sürelerinde doğrudan bir kısalma ihtimalini doğuruyor. Ancak kaynaklar, şu aşamada İnfaz Yasası’ndaki genel indirimlerin henüz gündemde olmadığını belirtiyor.
Sürecin en kritik noktalarından birini ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan’ın durumu oluşturuyor. Ceza İnfaz Kanunu’nun Geçici 2. maddesi gereği, terör suçlarından bu cezayı alanlar şartlı salıverilme hükümlerinden yararlanamıyor ve cezaları hayat boyu devam ediyor.
Yeni plan çerçevesinde Öcalan’ın şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için bu geçici maddenin yürürlükten kaldırılması ve ilgili maddelerin uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Yapılacak hukuki düzenlemeyle Öcalan üzerindeki “terör” suçlaması düşerse, mevcut infaz süreleri değişmese dahi Öcalan’ın 2035 yılında cezaevinden çıkabileceği hesaplanıyor.
Nefes’ten Dilan Kutlu’nun haberine göre ise düzenlemenin kapsamı konusunda “kanunda zafiyet oluşmaması” için özel bir hassasiyet gözetilecek. FETÖ ve IŞİD üyelerinin bu yeni hukuki çerçeveden yararlanamayacağı vurgulanıyor.
Sürecin aşamalarına dair bilgi veren AK Parti kaynakları “suça karışmamış” tanımının teknik olarak tam karşılamadığını, “adi suç” kapsamında ek bir suç isnadı bulunmayanların başlangıçta ayrı bir mekanizmaya tabi tutulacağını ifade ediyor. İlk etapta örgüt yöneticilerinin dönüşü planlanmıyor. Yaklaşık 6-7 bin kişiyi kapsayan listenin ilk aşamasında 3-4 bin kişinin yararlanması öngörülüyor. Hazırlanacak olan “kod kanun” ile hem İnfaz Yasası’nda hem de TCK’da kapsamlı bir genel düzenleme yapılması bekleniyor.

