TBMM Genel Sekreterliği, Türkiye’nin ham petrol ihtiyacının yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı’ndan karşılandığını bildirdi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırının ardından Hürmüz Boğazı kapatıldı. Boğaz petrol ve doğalgaz ticaretinde önemli bir geçiş yolu.
Peki Türkiye için önemi ne?
TBMM Genel Sekreterliği Araştırma Hizmetleri Başkanlığı ‘Hürmüz Boğazı’nın küresel ekonomi açısından önemi’ başlıklı bir araştırma yaptı.
Çalışmaya göre boğazın yönetimine ilişkin özel bir uluslararası anlaşma yok fakat kabul gören yaklaşım, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) hükümleri.
Devamında bu nedenle kriz dönemlerinde dahi boğazdan geçişin engellenmesi uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtildi.
Araştırmaya gçre Türkiye’nin ham petrol ihtiyacının yüzde 20’sini Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez ülkelerinden karşılanıyor. Fakat ülkenin kısa ve orta vadede ciddi bir enerji krizine maruz kalması beklenmiyor.
Boğazın kapatılmasıyla küresel ticaret akışlarının bozulmasına ilişkin şu tespitte bulunuldu:
“Hürmüz Boğazı’ndan ihraç edilen petrolün önemli bir kısmının Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya-Pasifik ülkeleri tarafından ithal edilmesinin bu ülkelerin küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumları dikkate alındığında boğazın kapanmasının dünya genelinde üretim ve tedarik süreçlerini ciddi biçimde sekteye uğratacağı öngörülmektedir.
Bu dört ülke, yalnızca nihai ürün üreticisi değil, aynı zamanda yarı mamul ve ileri teknoloji ara malı sağlayıcısı olarak da küresel değer zincirlerinde merkezi bir rol üstlenmektedir.
Özellikle Çin ve Güney Kore’nin elektronik ve bilişim sektörlerine, Japonya’nın otomotiv ve hassas mühendislik alanlarına ve Hindistan’ın ilaç ve yazılım sektörlerine katkısı düşünüldüğünde, enerji arzındaki bir kırılmanın, bu sektörlerde küresel ölçekli arz şoklarına neden olabileceği düşünülebilir.”

