Belge ortaya çıktı: Boğularak ölen hastaları ‘depremzede’ diye göstermişler
14 Mart 2026

6 Şubat depremlerine ilişkin skandal iddiaya göre Kırıkhan Devlet Hastanesi yoğun bakımındaki 20 hasta, hastanenin terk edilmesi ve jeneratörlerin çalışmaması sonucu öldü. İddiaya göre, yoğun bakımda unutularak ölen hastaların yeni belgeleri ortaya çıktı. Tutanakta usulsüzlük yapan yetkililer bir hastayı “kafa travması” nedeniyle öldü gösterdi; soruşturma ‘depremzede’ denilerek kapatıldı.

6 Şubat depremlerinin ardından binası yıkılmayan ve acil servisi hizmet vermeye devam eden Kırıkhan Devlet Hastanesi’nde büyük bir skandal yaşandığı iddia edildi.

Avukat Bülent Akbay ve mağdur yakınlarının çabalarıyla gündeme gelen iddialara göre hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hastalar sonrası üç gün boyunca kaderine terk edildi. Jeneratörlerin devreye girmemesi ve sağlık personelinin birimi terk etmesi sonucu aralarında solunum cihazına bağlı olanlar dahil 20 hastanın boğularak hayatını kaybettiği ileri sürüldü.

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’na göre olayın ardından hazırlanan resmi belgelerde bu ölümlerin deprem kaynaklı doğal nedenlerden veya travmalardan olduğu yönünde kayıtlar tutuldu.

Depremden 20 gün önce ciğerlerinin su toplaması nedeniyle yoğun bakıma yatırılan İsmet Şafak’ın durumu bu skandalın ilk örneklerinden biri oldu. Depremden sonra aileye hastanenin acil servisinin çalıştığı, ancak yoğun bakımdakilerin Mersin’e nakledildiği bilgisi verildi. Ancak üç gün sonra bir hemşirenin aramasıyla hastaneye giden Murat Şafak babasını ve diğer tüm hastaları yoğun bakım katında ölü bulduğunu söyledi.

Şafak babasının cenazesini 9 Şubat’ta almasına rağmen ölüm belgesine tarihin 6 Şubat, saatin 19.30 olarak yazıldığını, ölüm nedeninin de “deprem sonrası gelişen çoklu organ yetmezliği” şeklinde kaydedildiğini belirtti. Resmi defin belgesinin ise aylar sonra haziran ayında verildiği aktarıldı.

Dosyayı kapatmaya yönelik bir diğer önemli belge Halit Uzun adlı hastanın ölümüyle ilgili ortaya çıktı. Oğlu Zübeyir Uzun deprem sabahı babasının durumunun iyi olduğunu gördüğünü ancak öğleden sonra hastaneye gittiğinde elektriğin kesildiğini ve personel bulunmadığını beyan etti. Entübe haldeki babasını oksijen yetersizliğinden kaybeden Uzun’un suç duyurusu hakkında depremden sadece üç gün sonra takipsizlik kararı verildiği anlaşıldı.

Kararda OHAL ilanı ve hastane personelinin de “depremzede” olması gerekçe gösterilerek kimseye kusur atfedilemeyeceği vurgulandı. Daha dikkat çekici olan ise yoğun bakımda oksijensizlikten ölen Halit Uzun hakkında düzenlenen ölü muayene tutanağında ölüm nedeninin “kafa ve vücut travması” olarak gösterilmesi oldu. Oysa hastanın deprem anında enkaz altında kalmadığı, yoğun bakım ünitesinde entübe halde olduğu biliniyordu.

Gökçer Tahincioğlu’nun aktardığına göre hakkında suç duyurusunda bulunulan isimler arasında başhekim, İl ve İlçe Sağlık Müdürleri ile Sağlık Bakanı’nın da bulunduğu belirtiliyor. İddialara göre Kırıkhan Devlet Hastanesi’nin yıkılmamış olmasına ve acil servisinin çalışmasına rağmen yoğun bakım katının unutulması, “hastanedekiler de depremzede” ve “deprem nedeniyle öldüler” gibi gerekçelerle örtbas edilmeye çalışılıyor.

Gerçeği yansıtmayan tutanaklar ve jet hızıyla verilen takipsizlik kararlarıyla, yaşanan ihmaller zincirinin üzerinin kapatılmak istendi. Yazıda, devletin en zor anlarda yurttaşının yanında olması ve sorumluları korumak yerine adaleti sağlaması gerektiği vurgulanırken, Kırıkhan’da yaşananların büyük bir hukuksuzluk örneği olduğu ifade ediliyor.

ÇOK OKUNANLAR