Esenyurt’ta evine giderken dövülerek öldürülen gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun cinayetinde yargılama süreci başlıyor. Savcılık, iki sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası isterken failleri olay yerinden kaçıran motosiklet sürücüsünün iddianamede sanık olarak yer almaması dikkat çekti.
Esenyurt’ta 10 Ekim gecesi yaşanan ve gazeteci Hakan Tosun’un ölümüyle sonuçlanan saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu şüpheliler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianameyi kabul eden Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın ilk duruşması için 6 Mayıs tarihine gün verdi.
Haberin ve soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından birini olay anında faillerin yanında bulunan üçüncü kişi oluşturdu. İddianamede yer alan bilgilere göre Tosun’a saldıran şüpheliler ifadelerinde olay yerinde bulunan Y.Ö.’nün kaçış aracını kullandığını beyan etti. Tosun’un avukatları da motosikletli üçüncü kişi olan Y.Ö. hakkında “kasten öldürmeye iştirak” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak savcılık hazırladığı iddianamede Y.Ö. hakkında herhangi bir suçlamaya yer vermedi. Y.Ö. ifadesinde “sadece arkadaşını olay yerinden uzaklaştırmak istediğini” savundu.
Dosyaya giren Adlî Kurumu (ATK) raporu, saldırının boyutunu bilimsel verilerle ortaya koydu. Raporda, Hakan Tosun’un ölüm sebebinin; kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemiği kırıkları ile birlikte gelişen kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti olduğu kaydedildi. Savcılık, bu veriler ışığında saldırının “kasten” gerçekleştirildiği kanaatine vararak iki sanık için en ağır cezayı talep etti.
Olayın arka planında ise bir dizi ihmal ve mağduriyet zinciri yatıyor. 10 Ekim akşamı ailesinin evine gitmek üzere yola çıkan Hakan Tosun, eve birkaç dakika mesafede iki kez saldırıya uğradı. Yol kenarında baygın halde bulunan Tosun’un üzerinden kimlik çıkmaması, tedavi sürecinde ailesine ulaşılmasını engelledi. Bilinci kapalı şekilde hastaneye getirilen Tosun, kaydı yapılamadığı için üç gün boyunca hastanede “kimliği belirsiz” kişi olarak tutuldu. Bu süre zarfında ailesi kendisinden haber alamadı. Tosun, 13 Ekim Pazartesi günü yaşam mücadelesini kaybetti.
Soruşturma aşamasında 18 ve 24 yaşlarındaki iki şüpheli önce “kasten yaralama” suçundan tutuklanmış, Tosun’un hayatını kaybetmesiyle suç vasfı “kasten öldürme” olarak değişmişti. Olayın ardından mahallede araştırma yapan ve esnafla görüşen Halk TV muhabiri Umut Taştan’ın fail yakınları tarafından tehdit edilmesi ise davanın bir diğer boyutunu oluşturdu.

