Arjantinli ‘Cumartesi annesi’ Sara “Coca” Luján 100 yaşında hayatını kaybetti
24 Mart 2026

Oğlu Raúl Mateo Molina’nın zorla kaybedilmesinin ardından mücadeleye katılan Sara Luján 100 yaşında hayatını kaybetti. Lujan, Arjantin’de kayıplar için yürütülen “hafıza, hakikat ve adalet” mücadelesinin en bilinen figürlerinden biriydi.

Arjantin’de askeri diktatörlük döneminde kaybedilen çocuklarının akıbetini arayan “Plaza de Mayo Anneleri”nin öncülerinden Sara “Coca” Luján de Molina 20 Mart’ta 100 yaşında, 1976’daki askeri darbenin 50. yılına günler kala öldü.

İnsan hakları mücadelesinin sembol isimlerinden biri olarak görülen Luján yalnızca Plaza de Mayo Anneleri içinde değil, Córdoba ve Catamarca’daki yakınlarının örgütlenmesinde de öncü rol oynadı. Aynı zamanda kayıpların bulunması için açılan davalarda aktif bir başvurucu olarak yer aldı.

Sara Luján’ın yaşamı Arjantin’deki devlet terörünün bireysel ve kolektif etkilerini somutlayan bir hikâye olarak öne çıkıyor. 24 Mart 1976 darbesinin hemen ardından güvenlik güçleri tarafından kaçırıldı; yaklaşık bir yıl boyunca cezaevleri ve gizli gözaltı merkezlerinde tutuldu.

Serbest bırakıldığında ise oğlu Raúl Mateo Molina’nın da kaçırıldığını öğrendi. Córdoba Ulusal Üniversitesi’nde mimarlık öğrencisi olan Molina’dan bir daha haber alınamadı; adı bugün hâlâ “kayıplar” listesinde.

Bu deneyim Luján’ı yalnızca anne değil aynı zamanda insan hakları savunucusu olarak şekillendirdi. Kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması ve sorumluların yargılanması için onlarca yıl süren bir mücadele yürüttü.

Luján’ın da parçası olduğu Plaza de Mayo Anneleri hareketi, 1977’de Buenos Aires’te kuruldu. Askeri diktatörlük döneminde zorla kaybedilen çocuklarının akıbetini sormak için her hafta meydanda toplanan anneler, kısa sürede küresel bir direniş sembolüne dönüştü.

Beyaz başörtüleri ve kayıp çocuklarının fotoğraflarıyla yürüttükleri bu eylemler, yalnızca Arjantin’de değil, Latin Amerika’nın diğer ülkelerinde de benzer insan hakları hareketlerine ilham verdi.

Askeri rejim boyunca bu kadınlar da baskıya maruz kaldı; bazı kurucu üyeler kaçırılarak öldürüldü. Buna rağmen hareket, demokrasiye geçiş sonrası da adalet talebini sürdürdü.

Luján yalnızca Plaza de Mayo’daki eylemlerle sınırlı kalmadı; Córdoba’daki ilk “hakikat komisyonu”nun oluşumunda yer aldı. Aynı zamanda La Perla gibi işkence merkezlerinde kaybedilen kişilerin bulunması için açılan davaların takipçilerinden biri oldu.

Yıllar boyunca tanıklıklarını kitaplaştırdı, üniversitelerde konuşmalar yaptı ve hafıza çalışmalarına katkı sundu. Adı, Arjantin’deki insan hakları mücadelesinin kurumsal hafızasında kalıcı bir yer edindi.

Luján’ın ölümünden kısa süre önce de aktif olduğu, 24 Mart Anma Yürüyüşü’ne katılmayı planladığı belirtildi.

Arjantin’de siyasetçiler ve insan hakları örgütleri, yayımladıkları taziye mesajlarında onun mücadelesinin “hafıza, hakikat ve adalet” hattında sürdürüleceğini vurguladı.

Arjantin’de 1976-1983 askeri diktatörlüğü sırasında zorla kaybedilenlerin sayısının yaklaşık 30 bin olduğu kabul ediliyor. Ancak resmi kayıtlarda bu sayı daha düşük.

1984’te kurulan Ulusal Kayıpları Araştırma Komisyonu (CONADEP), belgelenebilen kayıp sayısını 8 bin 961 olarak açıklamıştı. Buna karşın insan hakları örgütleri, kayıt altına alınamayan vakalar nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

ÇOK OKUNANLAR