ABD’li yetkililerden edinilen bilgilere göre, İran’da düşürülen savaş uçağının içindeki bir Hava Kuvvetleri subayı, Cumartesi gecesi ABD Özel Harekat güçleri tarafından düşman topraklarının derinliklerine kadar uzanan riskli bir görevle kurtarıldı.
The New York Times gazetesinin konuştuğu yetkililer, kurtarma operasyonunun, yaralı havacıya ulaşmak için ABD ve İran güçleri arasında iki gün süren ölüm kalım mücadelesinin ardından gerçekleştiğini söyledi. Sonunda, ABD komandoları, yüzlerce özel harekat birliğinin katıldığı büyük bir operasyonla subayı kurtardı. Üst düzey bir ABD askeri yetkilisi, kurtarma ekibinde hiçbir ABD kaybı olmadığını söyledi. Tüm komandolar ve silah subayı güvenli bir şekilde geri döndü. Kurtarma uçakları, yaralı silah subayını tedavi etmek için Kuveyt’e uçtu.
Bir aydır süren savaşta ABD’nin düşman ateşiyle kaybettiği ilk uçak olan F-15E Strike Eagle’ın iki mürettebatı, Cuma günü İran ordusunun uçağa saldırmasının ardından kokpitten fırlatılmıştı. Uçağın pilotu hızla kurtarıldı, ancak silah sistemleri subayı bulunamadı; bu durum, Başkan Trump ve ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaş için büyük sonuçlar doğuracak acil bir aramayı başlattı.
Sadece bir tabancayla kendini savunarak saklanan düşmüş pilotu bulmak, son 48 saat içinde ABD ordusunun en yüksek önceliğiydi.
Mürettebat üyesini kurtarma görevinde yüzlerce özel kuvvet askeri, düzinelerce ABD savaş uçağı, helikopter ve siber, uzay ve diğer istihbarat yetenekleri kullanıldı.
ABD saldırı uçakları, pilotun saklandığı bölgeden uzak tutmak için İran konvoylarına bomba attı ve ateş açtı. Operasyon hakkında bilgilendirilen iki eski üst düzey askeri yetkiliye göre, ABD özel kuvvetleri düşmüş pilota doğru ilerlerken bir çatışma çıktı.
Pilot, kurtarma operasyonunu yürüten güçlerle koordinasyon sağlamak için bir işaret cihazı ve güvenli bir iletişim cihazıyla donatılmıştı.
Üst düzey bir ABD askeri yetkilisi, havacıyı kurtarma görevini ABD özel operasyonları tarihindeki en zorlu ve karmaşık görevlerden biri olarak tanımladı.
Silah subayı kurtarıldıktan sonra yaşanan son bir gelişmeyle, komandoları ve havacıları güvenli bir yere götürecek olan iki nakliye uçağı İran’daki uzak bir üste mahsur kaldı. Komutanlar, tüm ABD askeri personelini ve havacıları kurtarmak için üç yeni uçak getirmeye karar verdiler ve İran’ın eline geçmelerini önlemek için iki arızalı uçağı imha ettiler.
F-15E savaş uçağı, İran hükümetine karşı önemli bir muhalefetin olduğu bir bölgede düşürüldü. Sonuç olarak, havacı yerel halktan barınma ve yardım alabilmiş olabilir.
Kaza ayrıca, bölgeyi taradıkları bildirilen İran askeri güçlerinin de dikkatini çekti. İran hükümeti, düşürülen havacıyı bulmak için yerel halktan yardım istedi ve havacının yakalanması için ödül teklif etti.
CIA Ayrıca, savunmasız askerlerin hayatta kalmasına yardımcı olmak isteyen sivillerle temas kurmada da sıklıkla rol oynar; bu süreç “geleneksel olmayan destekli kurtarma” olarak bilinir.
Trump tehditler yağdırdı
Amerikan Başkanı Donald Trump Cumartesi günü, ABD ordusunun düşürülen F-15 savaş uçağının kayıp mürettebat üyesini aramaya devam ettiği sırada, İran’ın önümüzdeki 48 saat içinde “anlaşma yapmayı veya Hürmüz Boğazı’nı açmayı” reddetmesi halinde “cehennemi” üzerlerine yağdırmakla tehdit etti.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “İran’a ANLAŞMA YAPMASI veya Hürmüz Boğazı’nı AÇMASI için on gün verdiğimi hatırlayın,” dedi. “Zaman tükeniyor – cehennemin üzerlerine inmesinden önce 48 saat kaldı. Tanrı’ya şükürler olsun!”
Trump daha sonra, ayrıntı vermeden, “Tahran’da büyük bir saldırı” olduğunu ve “İran’ın birçok askeri liderinin” öldürüldüğünü iddia ettiği bir video yayınladı.
Bu açıklamalar, yönetiminin Cuma sabahı İran üzerinde düşürülen uçaktaki kayıp Amerikalı askerlerin durumu hakkında kamuoyuna sessiz kalmasıyla aynı zamana denk geldi.

Kayıp pilot işte bu bölgede arandı.
Financial Times’ın haberine göre ABD askeri operasyonlarına aşina bir kişi, “Bu kişiyi bulmak için inanılmaz bir operasyon yürütülüyor,” dedi.
Cuma günü İran’ın güneybatısındaki engebeli ve ıssız bölgede başlatılan ABD arama kurtarma operasyonu, F-15 Eagle uçağının pilotunun kurtarılmasıyla sonuçlandı, ancak operasyonlara aşina kişilerin belirttiğine göre, uçağın ikinci mürettebat üyesi olan silah sistemleri subayı kurtarılamadı.
Bir kişi, “O bölge ABD uçaklarıyla dolu” dedi.
Ayrıca, kara birliklerine hava desteği sağlamak üzere tasarlanmış bir A-10 Warthog saldırı uçağı da düşürüldü ve pilotu kurtarıldı. Haftalardır Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hedeflerini vuran A-10’lar, hava kuvvetlerinin muharebe arama kurtarma operasyonlarının da standart bir parçası.
Beyaz Saray ve Pentagon Cumartesi günü, kayıp F-15 subayının ölü mü yoksa diri mi olduğuna veya İran tarafından yakalanıp yakalanmadığına dair bir açıklama yapmaktan kaçındı.
İki farklı yere inmiş olabilirler
Askeri operasyonlara aşina iki kişiye göre, F-15E’nin mürettebatı biraz farklı zamanlarda fırlatma yapmış olabilir ve bu da iki farklı iniş noktası oluşturmuş olabilir. Kayıp mürettebat üyesi, fırlatma sırasında yaralanmış veya ölmüş olabilir. Ayrıca konum belirleme cihazının bozulmuş olması veya konumunu belli etme korkusuyla cihazı açamıyor olması da mümkün.
Operasyonlara aşina bir kişi, ikinci mürettebat üyesinin pilotun 10 mil (yaklaşık 16 kilometre) uzağına inmesinin olası olmadığını ve her ikisinin de sinyal vericilerine ve kapsamlı eğitimlerine ek olarak su ve taşınabilir filtreleme sistemi de dahil olmak üzere acil durum kitleriyle donatıldığını söyledi.
“Zaman bizim lehimize değil,” diye ekledi o kişi. ABD ordusu, ikinci mürettebat üyesine ulaşmaya çalışmanın yanı sıra, “Aynı zamanda İranlıları da uzak tutmaya çalışıyor… Pilotun bulunduğu yöne doğru hareket eden herhangi bir İran aracı saldırıya uğrayacak,” dedi.
ABD Hava Kuvvetleri’ne göre “savaş alanında hava üstünlüğü kazanmaya ve korumaya” yardımcı olmak üzere tasarlanmış seçkin bir taktik uçak olan F-15E, beş hafta önce başlayan savaştan bu yana İran’da düşürülen ilk ABD savaş uçağı oldu. Bu, küresel ekonomileri istikrarsızlaştıran ve bir enerji krizine yol açan bir çatışmada önemli bir tırmanışa işaret etti.
Düşman toprakları üzerinde arama ve kurtarma operasyonları doğası gereği tehlikeli; kurtarma personelini alçak irtifalarda ve yer seviyesinde düşman kuvvetlerinin olası saldırılarına maruz bırakır ve vurulmaları durumunda kaçış seçenekleri sınırlı.

İran nasıl düşürdü?
İran devlet medyası Cumartesi günü, uçağın düştüğü ülkenin güneybatısındaki vatandaşları, ABD kuvvetleriyle olası bir çatışmaya hazırlık olarak kendilerini silahlandırmaya ve çevredeki ovaları ve dağları taramaya çağırdı. ABD operasyonlarına aşina olan kişilerin söylediğine göre, kurtarma operasyonuna katılan en az bir ABD helikopteri, mürettebat üyelerini yaralayan tüfek ateşi aldı.
F-15 E ve A-10 uçaklarının düşürülmesi, Trump’ın İran Hava Kuvvetleri ve hava savunmasının “yerle bir edildiği” yönündeki iddialarına rağmen, ABD kuvvetleri için kritik zaafları da ortaya çıkardı.
ABD ordusuna göre, 18.288 metreye kadar irtifada uçabilen bu uçaklar, önceki çatışmalarda düşman ateşine büyük ölçüde dayanıklı olduklarını kanıtlamıştı.
Savunma analistleri, bir F-15’i düşürmek için muhtemelen yüksek irtifalara ulaşabilen gelişmiş, uzun menzilli bir karadan havaya füze gerekeceğini söylüyor.
ABD, geçen ay Kuveyt hava savunması tarafından yanlışlıkla vurularak düşürülen üç F-15 uçağını daha kaybetti. Bu uçaklardaki Amerikalı mürettebat güvenli bir şekilde fırlatma koltuğunu kullanarak kurtuldu.
İran vurmaya devam ediyor
İran’ın komşu Körfez ülkelerine yönelik saldırıları Cumartesi günü de devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, son 24 saatte toplam 79 füze ve insansız hava aracı saldırısı gerçekleştiğini bildirdi; bu rakam, 8 Mart’tan bu yana kaydedilen tüm günlük toplamları aştı.
Bir hava saldırısından kalan şarapnel, Dubai’deki Oracle Orta Doğu bölge ofisinin cephesine isabet etti, diye belirtti BAE medya ofisi.
İran, bölgedeki diğer teknoloji altyapılarını da hedef aldı; bunlar arasında Bahreyn ve BAE’deki Amazon veri merkezleri ve Dubai’deki bir Oracle veri merkezi yer alıyor. Ayrıca bölgedeki kritik doğalgaz ve petrol altyapısına ve ABD ile İsrail varlıklarına yönelik saldırılar da düzenlendi.
İsrail, İran’ın petrokimya endüstrisini vurdu
ABD ve İsrail, askeri hedeflerin yanı sıra İran’ın kritik altyapısını, bir köprü ve yakıt depolarını da hedef aldı.
İsrail ordusu Cumartesi günü, İran silahlı kuvvetlerinin orada üretilen malzemeleri silah yapımında kullandığını iddia ederek, büyük bir İran petrokimya tesisini bombaladığını açıkladı.
İsrail Cumartesi günü, İran ekonomisinde önemli bir rol oynayan, ülkenin güneybatısındaki geniş bir sanayi merkezi olan Mahşahr petrokimya kompleksine saldırdı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, hedef alınan tesislerin İran hükümeti için gelir getiren bir “para makinesi”nin parçası olduğunu söyledi. İran devlet medyasına göre, büyük petrol sanayi merkezine düzenlenen saldırıda en az beş kişi öldü ve 170 kişi yaralandı.
Geçen ay İran petrokimya tesislerine yönelik benzer bir saldırının ardından Tahran, Körfez’deki enerji altyapısına saldırarak misilleme yaptı ve Katar’daki dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz tesisine ağır hasar verdi.

İran, iki gün önce Amerika’nın vurduğu otoyol viyadükünü onarmak için harekete geçti bile.
İran’dan tehditler
İran’ın en üst düzey komutanı Cumartesi günü, ABD veya İsrail’in İran’ın altyapısına saldırması durumunda “cehennemin kapılarının üzerinize açılacağını” uyardı.
Silahlı kuvvetler ana komuta merkezinden Tümgeneral Ali Abdullahi, “Amerikan-Siyonist düşman tarafından bir saldırı olması durumunda, terörist ABD ordusunun kullandığı tüm altyapıyı ve Siyonist rejimin altyapısını, yıkıcı ve sürekli saldırılarla kısıtlama olmaksızın hedef alacağız” dedi.
Süleymani’nin yeğeni Amerika’da mıymış?
Trump yönetimi Cumartesi günü, suikasta kurban giden İranlı bir askeri komutanın iki akrabasının yasal daimi ikamet izinlerini “Amerikan karşıtı” siyasi görüşleri nedeniyle sonlandırdığını duyurdu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hamideh Süleymani Afşar ve kızı Sarinasadat Hüseyni isimli iki kişiye karşı harekete geçtiğini, çünkü Afşar’ın Trump’ın 2020’de öldürülmesini emrettiği İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’nin “yeğeni” olduğunu ve “İran rejiminin açık sözlü bir destekçisi” olduğunu söyledi.
Süleymani’nin İran’da yaşayan kızı, babasının ABD’de yaşayan bir yeğeni olduğunu reddetti.
Rubio daha önce, 17 Mart’ta öldürülen üst düzey rejim yetkilisi Ali Laricani’nin kızı Fatıma Ardeşir-Laricani’nin ABD’deki yasal statüsünü sonlandırmış ve onu ve kocasını sınır dışı etmişti.
Günün diğer önemli gelişmeleri şöyle:
Lübnan: Lübnan ulusal haber ajansının bildirdiğine göre, Cumartesi günü güney Lübnan kenti Tire’de birkaç sivil öldü ve daha fazla kişi yaralandı. İsrail, şehir ve banliyölerindeki mahalleler için yeni uyarılar yayınladı.
İran füzeleri: ABD istihbarat raporlarına göre, İran yeraltı füze sığınakları ve siloları bombalandıktan sonra, saatler içinde onları çıkarıp tekrar faaliyete geçiriyor. Yetkililere göre, İran Cumartesi günü İsrail’e balistik füzeler fırlattı ve dört kişiyi hafif yaraladı. ABD-İsrail kampanyasına rağmen, İran hala güçlü askeri yeteneklere sahip.
Ölü sayısı: İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, Cuma günü itibariyle İran’da 244’ü çocuk olmak üzere en az 1.607 sivilin öldürüldüğünü bildirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı Perşembe günü, İsrail ile Hizbullah arasındaki son çatışmaların başlamasından bu yana en az 1.345 Lübnanlının öldürüldüğünü söyledi. İran’a atfedilen saldırılarda Körfez ülkelerinde en az 50 kişi öldü. İsrail’de cuma günü itibarıyla en az 17 kişi hayatını kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 13 asker öldü, yüzlerce asker de yaralandı.

