Dijital platformlarda yükselen “sağlıklı yaşam” akımları, beraberinde pek çok yanlış bilgiyi de getiriyor. Toplumun büyük kesimi tarafından doğru kabul edilen ancak bilimsel temeli olmayan diyet alışkanlıkları, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, en sık duyulan 6 efsaneyi ve işin aslını Cumhuriyet okurları için özetledi.
1. Karbonhidrat öcü değildir
Karbonhidratları tamamen kesmek, yağ kaybından ziyade hızlı bir su kaybına neden olur. Sanılanın aksine karbonhidratlar, yağların içerdiği kalorinin yarısından azına sahiptir ve vücudun temel enerji kaynağıdır. Önemli olan karbonhidratı kesmek değil; tam buğday, esmer pirinç ve meyve gibi lifli ve kompleks kaynakları tercih etmektir.
2. Meyve şekeriyle serbest şekeri karıştırma
Meyvelerdeki fruktoz, hücre yapısı içinde bulunduğu için zararlı “serbest şeker” sınıfına girmez. Asıl tehlike, paketli gıdalara eklenen şuruplar ve ballardır. Meyveler; vitamin ve lif deposudur. Ancak meyve suyu tüketirken dikkatli olunmalı; lifleri ayrıştırılan meyve suyu serbest şekere dönüşür.
3. Detorks ürünü pazarlama taktiği
Vücudun kendi detoks mekanizması olan karaciğer, böbrek ve bağırsaklar zaten görevini yapmaktadır. Bilimsel kanıtı olmayan “detoks” içecekleri yerine dengeli beslenme, yeterli uyku ve aktif yaşam vücudu temizlemek için yeterlidir.
4. “Vegan” Etiketi Her Zaman Sağlıklı Demek Değil
Bir gıdanın bitki bazlı olması, onun ultra işlenmiş olmadığı anlamına gelmez. Birçok vegan dondurma veya et ikamesi; yüksek oranda doymuş yağ, tuz ve şeker içerebilir. Tüketicilerin mutlaka içerik etiketlerini okuması gerekmektedir.
5. Süt ürününü diyetten çıkarmanın şartı var
Teşhis edilmiş bir alerji veya intolerans yoksa, süt ürünlerini diyetten çıkarmak gerekli değildir. Süt ürünleri; kalsiyum, iyot ve B vitaminleri açısından zengindir. Özellikle kefir ve yoğurt gibi fermente ürünler bağırsak dostu probiyotikler içerir.
6. Tek bir takviye bağışıklığı ‘uçurmaz’
Sadece C vitamini veya çinkoya odaklanmak bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeterli değildir. Bağışıklık, tüm besin gruplarının birlikte çalışmasıyla desteklenir. Özel durumlar (hamilelik, D vitamini eksikliği vb.) dışında, dengeli bir beslenme planı vücut direnci için en güvenli yoldur.

