Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez siyasetçileri, iş dünyası liderlerini ve akademisyenleri bir araya getirdi. Sapanca’da 9-12 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek zirvede konuşan Bilkent Üniversitesi ve Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, savaş döneminde merkez bankalarının yürütecekleri süreç ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Kara, dünyanın geçirdiği dönüşümün kurumlara da yansıdığını belirterek, “Bunu sembolü de merkez bankaları. Böyle dönemlerde yüksek borçluluklar ve tartışmalar büyüyecek. ABD’de Tramp merkez bankası başkanını görevden almaya çalışıyor ama yasalar buna izin vermiyor. Bu demek değil ki hep böyle kalacak. Gelişmiş ülkeler ve dünya Türkiye’yi takip ediyor. Bizim yaşadığımız süreç diğerlerinin de başına geliyor. Merkez Bankaları ülkenin stratejik hedeflerini de gözeten kurumlar haline gelecek. Savaş ortamında kutuplaşma ve içe kapanma dönemi var. Merkez bankaları da geleneksel araç bağımlılığı için de biraz daha finansal istikrara odaklanıyorlar. Ülkelere gelecek şokları bertaraf edecek ağ kurmak ve ülkenin stratejik hedefleri ile uyumlu olmak zorunda kalıyorlar. ABD merkez bankası hala eski usul devam ediyorlar ama bu değişecek. Yeni ABD merkez bankası başkan ile ABD’de çizgi dışı geleneksel olmayan tarza doğru gidecek. Bu süreçte merkez bankaları enflasyon hedefinde de ısrar etmeyecekler. Enflasyon hedefi gelişmiş ülkelerde yüzde 2. Savaş ile birlikte sanki bu yüzde 2 hedefi uzun süre yüksek bir seviyede tolere edilecek. ABD’de yüzde 3 yeni normal olabilir. Bu da küresel ölçekte uzun vadeli faziler yüksek kalmaya devam edecek” dedi.
Enflasyon ile ilgili iyimser değilim
Merkez bankalarının tek başına dünyayı kurtaramayacağına dikkat çeken Kara şöyle devam etti: “Maliye politikaları da önemli. Türkiye örneğinde enflasyon ile mücadele hızlı başlayabilirdi. Öyle olsaydı daha düşük bir enflasyon ile girilebilirdik savaşa. Bu yapılmadı. dışı aktörler ekonomiyi domine etmeye başladı. Türkiye göründüğünden dayanıklı ama uzun vadeli planlar yapabilen ülke değiliz. Ama hasar yönetiminde iyiyiz. Bunu kanıtladık. Enflasyon uzun vadeli bir planlama gerektirir ve stratejik bir şeydir. Enflasyonda ilişkin iyimser olamıyorum. Bu tek haneli enflasyona giden yolu içselleştirilmediğine inanıyorum ama dayanıklılık, büyüme ve manevra alanları konusunda iyimserim.”
Türkiye’nin bu kur rejiminden çıkması gerekiyor
Kur konusunda da görüşlerini paylaşan hakan Kara, dış şoklar nedeni ile reel kurun tahmin edilenden daha fazla değerlendirmek zorunda kaldığını söyledi.
Kara, “TL’nin değerli kalması olabilir ama uzun sürerse reel sektöre zarar veriyor ve faizler uzun süre yukarda asılı kalıyor bir noktada Türkiye’nin bu kur rejiminden çıkması gerekiyor. Devam ettirdikçe açıkçası zorlaşıyor ve sıkışıyoruz. Mevcut kuru rejimini gözden geçirmek gerekebilir. Türkiye’nin durgunluğa izin vermesi serbest kur rejimine tam geçmese bile kurun biraz bırakması ve elini rahatlatması gerekiyor” diye konuştu.

