Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
11 Nisan 2026

Bir süredir hastanede gören eski Başkanı 92 yaşında hayatını kaybetti.

Cindoruk’un ölümünü Milli Merkez Ankara Temsilcisi Ufuk Söylemez duyurdu.

Söylemez şunları ifade etti:

“Yaşamı boyunca, demokrasimize ve Atatürk Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine gönülden bağlı kalmış, her koşulda hukuken üstünlüğünü savunmuş, milli duruşu ve ulusal çıkarlardan yana tavrı ile gerçek bir demokrat, saygın siyaset ve devlet insanı; hoşgörüsü, nezaketi, bilgeliği ile gönüllerde taht kurmuş, değerli büyüğümüz ve kanaat önderimiz, TBMM 17. Başkanımız Hüsamettin Cindoruk beyefendi vefat etmiştir.

Acımız büyüktür. Başta saygıdeğer eşleri Dilek Cindoruk Hanımefendi olmak üzere, evlatlarına, yakınlarına, tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Çok değerli büyüğümüzün anısı kalplerimizde yaşayacak, demokrat ve yürekli duruşu önümüzü aydınlatacaktır. Allah rahmet eylesin.”

Cindoruk 25 Aralık 2025 tarihinde evde oksijen satürasyonunun düşmesi üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Burada tedavi altına alınan Cindoruk yoğun bakım servisine yatırıldı.

Tam adı Ahmet Hüsamettin Cindoruk olan siyasetçi 1933 yılında İzmir’de doğdu. İlkokulu Ankara’daki Çankaya İlkokulu’nda liseyi ise Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1954 yılında mezun oldu ve 1955 yılında avukatlığa başladı.

Siyasal yaşamına gençlik kollarında başlayan Hüsamettin Cindoruk 1958 yılında bu partiden ayrılarak Hürriyet Partisi kurucuları arasında yer aldı.

27 Mayıs’tan sonra Demokrat Parti yöneticilerinin yargılandığı Yassıada Yargılamaları’nda aralarında eski meclis başkanı Refik Koraltan’ın da olduğu 18 eski milletvekilinin avukatlığını yaptı. Yargılama sürecinde Yüksek Adalet Divanına hakaret ettiği gerekçesiyle iki buçuk ay Balmumcu Sıkıyönetim Cezaevi’nde tutuklu olarak yattı. Demokratik siyasal yaşam tekrar başladıktan sonra Adalet Partisi ve Demokratik Parti’de faaliyet gösterdi.

12 Eylül’le birlikte siyasal yaşamın kesintiye uğramasının ardından 1983 yılında Büyük Türkiye Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Ancak bu siyasal parti kuruluşundan 15 gün sonra Millî Güvenlik Konseyi’nin 79 sayılı bildirisiyle kapatıldı ve aynı bildiri ile Hüsamettin Cindoruk, Süleyman Demirel ve birlikte hareket ettikleri diğer isimlerin Zincirbozan Garnizonu’nda zorunlu ikamete tabi tutulmaları kararlaştırıldı. Hüsamettin Cindoruk burada 4 ay tutuklu kaldı.

14 Mayıs 1985 tarihinde Büyük Kongre’de Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi. Genel Başkanlık makamını, siyasi yasağı biten Süleyman Demirel’e bıraktıktan sonra 16 Kasım 1991 – 1 Ekim 1995 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığı yaptı.

17 Nisan 1993 günü dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatı üzerine 17 Nisan 1993 – 16 Mayıs 1993 tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığını vekâleten üstlendi. Tansu Çiller’in DYP genel başkanı olduğu dönemde Doğru Yol Partisi’nden ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi’ni kurdu. Demokrat Türkiye Partisi, Mesut Yılmaz başbakanlığındaki koalisyon hükûmetine katıldı; ama Cindoruk hükümette görev almadı. Parti 1999 genel seçimlerinde oyların % 0,58’ini aldı ve barajı aşamayarak TBMM dışında kaldı. Cindoruk bu sonucun ardından Demokrat Türkiye Partisi genel başkanlığından ayrıldı.

16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi. Genel başkanlığa gelmesinin ardından Demokrat Parti ile Anavatan Partisi’nin birleşme sürecinde etkin rol aldı. İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. 2011 yılının Ocak ayına kadar bu görevde kaldı.

ÇOK OKUNANLAR