DEM Parti duyurdu: Öcalan’a göre sürecin üç kilidi demokratik toplum, barış ve entegrasyon
29 Ağustos 2025

İmralı Süreci’nde kurulan komisyondaki görüşmeler devam ederken DEM Parti, ilk kez PKK’nın lideri Öcalan’la görüştü. DEM Parti’den açıklama geldi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te başlattığı İmralı Süreci kapsamında PKK 11 Temmuz 2025’te silahlarını yaktı. Öcalan’ın çağrısı ile feshi kararı alan PKK’nın Irak Süleymaniye’deki silah yakma töreninin ardından TBMM’de komisyon kuruldu.

Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’nun dün (28 Ağustos) yedinci toplantısı yapıldı.

İmralı Süreci’nde birçok kez Öcalan ile görüşen DEM Parti, komisyon sürerken hiçbir görüşme gerçekleştirmemişti.

DEM Parti İmralı Heyeti dün Öcalan ile görüştü. Öcalan ile görüşen DEM Parti bugün de açıklama yaptı.

DEM Parti, Öcalan’ın tercihinin her zaman demokratik cumhuriyetle ‘entegrasyon’ olduğunu ifade etti.

DEM Parti Öcalan’ın süreç için üç kilit kavramı olduğunu söyledi:

“Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşabileceğini belirtti. Bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptı”

DEM Parti’nin Öcalan ile yaptığı üç saatlik görüşme hakkındaki açıklaması şöyle:

“28 Ağustos 2025 tarihinde İmralı’da Sayın Öcalan’la üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Öcalan son derece sağlıklı ve moralliydi.

Görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin geçirdiği aşamalara ve gelinen noktaya dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Yaşadığımız sorunun özel bir cerrahi müdahaleyi gerektirecek derecede kangren olduğunu, süreci bu hassasiyetle yürüterek bugüne getirdiklerini ifade etti. Amacımız, acılı bir sürecin sona erdirilmesi için elimizden geleni yapmaktı, dedi.

Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşabileceğini belirtti. Bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptı.

Sayın Öcalan, tercihinin her zaman demokratik cumhuriyet ile demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğunu; bu stratejik hamlenin anlaşılması ve sahiplenilmesinin hepimize, tüm Türkiye’ye kazandıracağını belirtti.

Bu tercihin, siyaset ve basın çevrelerinin bir kısmında basitleştirme ya da yok sayma gibi yaklaşımlarla ele alınmasının bu sürece zarar verdiği açıktır.

Halklar arasındaki ebedi dostluğa ve barışa olan büyük inancını da bu vesileyle bir kez daha dile getirdi.”

ÇOK OKUNANLAR