CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Cumhurbaşkanı adaylığı” tartışmalarına ilişkin olarak yaptığı açıklamada “Ben kendimi adaylaştırmanın adil bir seçimin önüne geçeceğini düşünüyorum. Çünkü insanlar, kendilerinin adaylık ihtimali olduğu zaman birazcık objektif bakış açısını kaybeder” diyerek, “Onun için de en sakin ve en doğru kararı verebileceğim pozisyonda olmam lazım. Objektif bir pozisyon” ifadelerini kullandı.
“Seçimi kazanan genel başkan olmak, geleceğe bırakabileceğim en büyük miras. AK Parti’yi gönderen, seçim akşamı zafer konuşmasını yapan genel başkan olmak istiyorum” diyen Özel “Mesela Atatürk’ün yaşadığı en büyük gurur, Türkiye’nin birinci Cumhurbaşkanı olmak değil ki, Türkiye’yi kurtaran kişi olmak. Ben de ‘Büyük Taarruz’un emrini veren, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan’ kişi olmak istiyorum. Bana diyorsunuz ya ‘Kendiniz için ne istiyorsun?’ Daha ne isteyeyim, savaşı kazanan kumandan olmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Özel, “CHP’nin kurultay davası üzerinden ‘mutlak butlan’ veya ‘kayyım’ kararı ile partinin karıştırılıp, baskın seçime gidileceği” yönündeki iddialarla ilgili ise “Tayyip Erdoğan eğer bizim partiye kayyım atayıp, ardından da partiyi karıştırıp, bir baskın seçim hayal ediyorsa; o hangi şartları talep ediyorsa o şartları sağlayayım. Yeter ki, o erken seçim yapsın” ifadelerini kullandı.
“Kendimi adaylaştırmam adil bir seçimi engeller”
Sözcü gazetesinden Güney Öztürk’e CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Ben kendimi adaylaştırmanın adil bir seçimin önüne geçeceğini düşünüyorum. Çünkü insanlar, kendilerinin adaylık ihtimali olduğu zaman birazcık objektif bakış açısını kaybeder. Ben daha önce de söylemiştim ve bu sözümü bir kez yerine getirdim. Mümkün olan en geniş katılımda en doğru adayı belirleyeceğiz, demiştik. 23 Mart günü 15.5 milyon kişi oy kullandı. Yani Ekrem İmamoğlu ne benim ne partinin, resmen Türkiye’nin adayı oldu. Ben kendimi bir seçenek olarak tutup diğer formüllerin önünü tıkamak istemem. Mümkün olan en katılımcı, en doğru yöntemle, bu bazen illa yeniden sandık koymak değildir. Bir anket yaparsınız, seçimi kazanacak bir kişi ortaya çıkıyordur. O kişiyle seçime gider alırsınız. Mansur Bey de bu şartlar altında yadsınmayacak seçenektir.”
“Objektif bir pozisyonda olmam lazım”
“Seçimi kazanan genel başkan olmak, geleceğe bırakabileceğim en büyük miras” diyen Özel, AK Parti’yi gönderen, seçim akşamı zafer konuşmasını yapan genel başkan olmak istediğini vurguladı.
Atatürk’ten örnek veren Özgür Özel, “En sakin ve en doğru kararı verebileceğim pozisyonda olmam lazım. Objektif bir pozisyon” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, şöyle konuştu:
“Bülent Ecevit, girdiği iki yerel, iki genel seçimden partiyi birinci çıkarmıştı. Ben de partiyi birinci çıkarmayı taahhüt ediyorum. Çıkaramazsam istifa ederim demiştim. Yerel seçimde partiyi birinci parti yaptım. İlk genel seçimde de partiyi birinci parti yaparsam, Tayyip Erdoğan gitmiş oluyor. Bu, Türkiye’de 25 yıllık kabusun bitmesi demek. Bunu başaran kişi olmaktan daha büyük bir gurur yok. Mesela Atatürk’ün yaşadığı en büyük gurur, Türkiye’nin birinci Cumhurbaşkanı olmak değil ki, Türkiye’yi kurtaran kişi olmak. Ben de ‘Büyük Taarruz’un emrini veren, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan’ kişi olmak istiyorum. Bana diyorsunuz ya ‘Kendiniz için ne istiyorsun?’ Daha ne isteyeyim, savaşı kazanan kumandan olmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı da hangi partilimize düşerse bu onur, onun yaşayacağı bir onur. Onun için de en sakin ve en doğru kararı verebileceğim pozisyonda olmam lazım. Objektif bir pozisyon.”
“Erdoğan erken seçim için hangi şartları istiyorsa sağlayalım”
CHP Kurultayı davasında “mutlak butlan” veya “kayyım” ihtimali görmediğini vurgulayan Özel, “Bu partiye asla ne kayyum atanır, ne butlan gelir. Olacak olan şudur: Ertelenir ve parti tartışılmaya devam eder. O zaman doğrusu, tartışmamak” ifadelerini kullandı.
“Mahkemenin ‘mutlak butlan’ veya ‘kayyım’ kararı marifetiyle baskın seçim” hazırlığı yapıldığı yönündeki tartışmalara ilişkin Özel, şunları söyledi:
“Tayyip Erdoğan eğer bizim partiye kayyım atayıp, ardından da partiyi karıştırıp, bir baskın seçim hayal ediyorsa; o hangi şartları talep ediyorsa o şartları sağlayayım. Yeter ki, o erken seçim yapsın. Yapılacak o seçimi biz kazanacağız.
“Hangi şartları istiyorsa Tayyip Bey bildirsin, o şartlarda erken seçime razıyız. İstedikleri kadar karıştırsınlar karışmayız. Cumhurbaşkanı adayımızı en yüksek oyla seçtiririz. Tayyip Bey, yeter ki, sandığı getirsin.”