Ekinlerin tanelerini sapından ayırmak için hayvanlarla çekilen, alt yüzeyinde keskin çakmak taşları çakılı olan kızak biçimindeki düveni en son çocuk yaşta gören 63 yaşındaki memur Ahmet Baktır, 50 yaşındaki çiftçi Cafer Günek ve 50 yaşındaki emekli Tahir Kiraz, geçmişi yeniden yaşıyor.
Düveni bir dekorasyon malzemesi olarak görmek istemeyen arkadaşlar, tarladan topladıkları sapları atla harmana taşıyarak burada düvenle sürüyor.
Memur Ahmet Baktır, AA muhabirine, düven sürerek geçmiş hatıraları yeniden canlandırdıklarını söyledi.
Düveni atalarından gördüklerini belirten Baktır, “Bizim çocukluğumuzda yaşadığımız bir kültür. Tarlalarımız orakla, tırpanla biçilirdi. Biz onları hayvanlarla harmanlara çekerdik. Daha sonra atla, öküzle düven sürerdik.” dedi.
“Kültürü biraz canlandırmaya çalıştık”
Baktır, düven işlemi sonrasında yabalarla sapları savurarak taneleri ayrıştırdıklarını dile getirdi.
Geçmişi yeniden yaşamak istediklerini anlatan Baktır, şunları kaydetti:
“Arkadaşlarla bir araya gelip bu kültürü biraz canlandırmaya çalıştık. Erciyes’in eteklerinde Hacılar yurdunda geçmişten günümüze atalarımızın yaşadığı, yaşattığı düven kültürünü yaşatmaya çalışıyoruz. Geçmişten biz aldık, bizden de gelecek nesillere aktarma gayreti içerisindeyiz. İnşallah bu noktada da başarılı oluruz.”
“Düveni artık bilen yok”
Cafer Günek de arkadaşlarıyla aralarında iş bölümü yaptıklarını, dönüşümlü olarak düven sürdüklerini ve yabayla sapları savurduklarını ifade etti.
Teknolojinin gelişmesiyle düvenin artık bir antika haline geldiğine dikkati çeken Günek, şunları anlattı:
“İlkokul çağıma kadar düveni gördüm. Ondan sonra traktör, patoz ve biçerdöver devrine geçtik. Düveni artık bilen yok. Bunu bilenlerle bir araya geliyoruz, geçmiş hatıraları canlandırıyoruz. Geçmişi ve kültürümüzü canlandırmak için yapılan bir iş. Bunu 3 arkadaş bir araya gelip kendi aramızda yapıyoruz. Bir geleneği, göreneği, geçmişimizi geleceğe aktarıyoruz. Bunu sosyal medyadan paylaşıyoruz.”
Tahir Kiraz ise düveni geçmişte anne ve babasıyla sürdüklerini belirterek, “Gençlerimizin annemizin, babamızın bu işleri nasıl yaptığını görmesi için böyle bir şey düşündük.” dedi.
Kiraz, geçmişte bu işin yaklaşık 2 ay kadar sürdüğünü, gençlerin ise artık daha rahat çalıştığını sözlerine ekledi.