Hava
31 Ağustos 2025

Yazımı okumaya başladıysanız önce rahat bir koltuğa uzanın. Cenin pozisyonuna yakın bir şekilde yan yatın. Elinizi ya da kolunuzu nefesinizi hissedecek kadar yakın bir seviyeye getirin. Nefesinizi hissetmeye başlayın. Sıcak bir esinti gibi. Burnunuzdan sürekli aralıklarla nefes aldığınızın farkına varın. Derinleştikçe ağzınız da açılarak nefesinize eşlik edecek. Nefesinizi kaybetmeyin. Düşünün hayallere dalın.

Yaşam bu işte. Olmaya Devlet Cihanda bir Nefes Sıhhat gibi.

Hava her canlının ilk ve son nefesini içine çektiği o müthiş bileşim.

Kendimi bildim bileli ne olacak bu memleketin hali. 

Ben de bugün havadan sudan konuşalım istiyorum. 

Hava olmayı hayal ettiniz mi hiç? 

Görünmez olmuşum. Her yerdeyim. Tüm canlıları sarmalıyorum, boşlukları ben dolduruyorum. Yetmiyor dünyanın etrafını sarmalıyorum. Onu koruyorum. Sizi koruyorum.

Bu gezegendeki yaşam benden soruluyor. Gücümün farkındayım. Arkadaş ne çabuk havaya girdin havan batsın der misiniz? Deyin. Ama içinizden. 

Marilyn Monroe’nun eteklerini uçururken aklım bir karış havada ve çapkın, uyuyan bir bebeğin alnında beliren ter damlacıklarını serinletirken masum, birbirlerine sokulmuş aşıkların etrafında esen bahar yeliyken sevdalı, boğazın üzerindeki poyraz olmuş eserken mutlu, fırtına olup eserken azgın, tayfun olup yeri göğü yok ederken yıkıcı, bahar yağmurlarını serpiştirirken neşeli, güz fırtınasına dönüşünce hüzünlü, kışın karı toprağın üzerine örterken dingin ve sessiz.

Gezegenimizdeki en iyi iletişimcilerden biri ben olabilirim. Hangi ülkede olursa olsun insanlar birbirlerini tanısınlar tanımasınlar ilk girizgâhları benimle başlar. Bugün hava çok sıcak, soğuk, yağmurlu, nemli, yoğun vb. 

Yine tüm insanların psikolojisi benimle değişir. Güneşliyse mutlu, kapalıysa melankolik, soğuksa ürkek, ılıksa huzurlu. Hemen temiz bir hava için yürüyüşe çıkarlar. 

Medyada en çok dinlenen, okunan haber yine benim. Bana göre giyinir kuşanırsınız. Hele İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız. Günde birkaç kez değişebilen havaya göre tedbirli olmalısınız.

Aramızda çocukluk döneminde radyodan hava durumlarını dinleyenleriniz var mı? Hatırlar mısınız? Normal hava durumu okunur sonrasında Deniz ve Oşinografi dairesinden iletilen denizlerdeki hava durumuna göre deyince benim gibi öylece kalıp, kuzeyden güneyden oradan buradan gelen rüzgarları hayal edip durur muydunuz? Bu hava durumunu kim anlıyor ve neden okunuyor der miydiniz? Yoksa size göre hava hoş muydu?

Şimdi size soruyorum yüzyıldan az bir zamanda nasıl oldu da beni bu kadar göz ardı ettiniz ve yaşam kalitenizi tüm hızıyla yok etmeye başladınız?

Benimle uyum içinde yaşamak varken bir anda bütün dengeleri bozdunuz. 

Şimdi sayısız anlaşma ve önlem almaya çalışıyorsunuz ama insansınız ve benliğiniz çok şişkin, yok etme içgüdünüz bu aralar tavan yapmış durumda.

Biliyorsunuz kurt puslu havaları sever ve her yeri kurtlar sarmış benim içimde görünmeyenler ve sizin etrafınızdaki göğsü kabara kabara sizi yok edeceğiz diyenler. Sizler hâlâ havanızdasınız ama bu oyun kötü bitecek benden söylemesi.

Beni çok iyi anlayan ve takdir etmiş bir şairimizle bu haftaki yazımı sonlandırayım.

Beni bu güzel havalar mahvetti, böyle havada istifa ettim evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, böyle havada âşık oldum; eve ekmekle tuz götürmeyi böyle havalarda unuttum; şiir yazma hastalığım hep böyle havalarda nüksetti; beni bu güzel havalar mahvetti. (Orhan Veli Kanık)

ÇOK OKUNANLAR