Uzmanlar, 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının (5 milyar kişi) miyop olacağı tahmininde bulunuyor. Bu durum sektörde uzun vadeli talep artışının güçlü şekilde devam edeceğine işaret ediyor.
Sessiz pandemi olarak adlandırılan miyopinin ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra, günümüz yaşam alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Uzun süreli ekran kullanımı, yoğun yakın mesafe aktiviteleri, dijital ekranların erken yaşta kullanılmaya başlaması ve açık havada geçirilen sürenin azalması, özellikle çocuklarda miyopiyi tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Türkiye’de 8 bin optik mağazası var
Peki, Türkiye pazarında durum nasıl? Türkiye yüksek potansiyel hacmiyle Avrupa’nın en stratejik ilk 5 pazarından biri. Türkiye’de miyopi oranı kırsal bölgelerde yüzde 11 seviyesindeyken şehirlerde bu oran iş ve sosyal yaşamın dijital üzerinden yoğunlaşması ile en az iki kata kadar yükseliyor. Türkiye optik pazarı yaklaşık 1 milyar büyüklüğe ulaşırken son beş yılda 6.000 seviyesinden 8.000’e yaklaşan optik mağaza sayısı sektörün büyüme potansiyelini ve yatırım cazibesini açık şekilde ortaya koyuyor. Gelecek 5 yılda pazarın 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor. Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliği taşıyan coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusu, gelişen perakende yapısı ve artan tüketici bilinci Türkiye’yi stratejik bir pazar haline getirirken; aynı zamanda yeni ürünlerin hızla benimsendiği öncü ülkeler arasında konumlandırıyor.
Türkiye dünya devi Hoya ve Seiko için Avrupa’daki en önemli ilk 5 pazar arasında yer alıyor. Grup için kritik önemdeki Türkiye pazarında optik cam üretim tesisi ile de faaliyet yürütüyor. Hoya Türkiye Orta Doğu başta olmak üzere yakın coğrafyada Türkiye’yi bir üretim ve dağıtım üssü haline getirmeyi hedefliyor.
Sektör sürdürülebilir ve ölçeklenebilir büyüme sürecine girdi
Sürekli gelişimi odağına alan Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, ileri teknoloji çözümleriyle bugünün ve geleceğin görme ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım; optik sektörünün artan görme ihtiyacı, demografik değişim ve dijitalleşmenin etkisiyle güçlü bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirterek; genişleyen pazar hacmi, artan tüketici bilinci ve kişiselleştirilmiş çözümlere olan talebin sektörün yatırım cazibesini her geçen gün artırdığını ifade etti.
Yıldırım, “Üretim ve perakende tarafında yaşanan yapısal dönüşüm sektöre daha sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir büyüme alanı kazandırıyor. Globalden gelen güçlü altyapımız, ileri teknolojiye dayalı ürün geliştirme yetkinliklerimiz, kaliteli ürünlerimiz ve inovasyonla sektörün büyüme ivmesine önemli katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu güçlü dinamikleri en iyi şekilde değerlendirerek Türkiye’deki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz 2030 yılında pazar lideri konumuna ulaşmak. Aynı zamanda yalnızca ticari büyümeyi değil, sektöre yön veren bilgi ve inovasyon liderliğiyle öne çıkan bir organizasyon yapısı oluşturmak istiyoruz. İş ortaklarımıza yalnızca ürün sunmakla kalmıyor; aynı zamanda eğitim, teknik bilgi ve pazarlama desteğiyle onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşımın en önemli yapı taşlarından biri ise eğitim. HOYA Learning Center (HLC) ve diğer dijital platformlarımız aracılığıyla optisyenlerin ürün bilgisi ve teknik yetkinliklerini sürekli geliştiriyoruz. Bu sayede son kullanıcıya daha doğru ve bilinçli yönlendirme yapılmasını sağlıyoruz. Aynı zamanda, kaliteli ve sürdürülebilir bir satış anlayışıyla tüketicinin neyi neden aldığını bilmesine ve göz sağlığını daha bilinçli şekilde yönetmesine katkı sunuyoruz” dedi.
Son yıllarda göz sağlığı farkındalığı artış gösterse de hala yetersiz seviyede Türkiye’de tüketiciler giderek daha bilinçli ve kalite odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Ancak göz sağlığı farkındalığı halen istenilen seviyede değil. Avrupa’da gözlük yenileme süresi ortalama 2 yıl seviyesindeyken, Türkiye’de bu sürenin daha uzun olması düzenli kontrol alışkanlığının yeterince yaygınlaşmadığını gösteriyor. Birçok kişi görme kaybının farkına varmadan günlük yaşamına devam ediyor. Ancak çocukluk döneminde yapılan erken kontroller görme problemlerinin azaltılması ya da durdurulması noktasında büyük önem taşıyor.
Göz sağlığının psikolojik durum, bedensel sağlık, başarı ve öğrenme gibi birçok farklı alanı etkilediğini vurgulayan Kader Yıldırım, “Yaşam konforunu ve genel sağlığı doğrudan belirleyen görme bozuklukları yaşamın her alanında etkisini gösterirken, günlük hayatta çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Örneğin, trafik kazalarının yaklaşık yüzde 60’ı ve bireysel kazaların önemli bir bölümü görme bozuklukları ile bağlantılı. Son yıllarda gözlük kullanma oranı ve göz sağlığı bilinci artsa da Avrupa ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Göz sağlığının önemine dikkat çekmek amacıyla Türkiye genelinde birçok projeyi hayata geçirerek hem toplumsal farkındalığı artırmayı hem de göz sağlığı bilincini güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Premium segmentte güçlenme ve liderlik hedefi
Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte Türkiye’deki konumunu yalnızca pazar payı açısından değil; marka gücü, teknoloji odağı ve tüketici güveni açısından da daha üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaliteye ve ileri teknolojiye olan ilginin giderek arttığı Türkiye pazarı, dinamik yapısı ve gelişim potansiyeliyle önemli fırsatlar sunarken; Japon teknolojisine duyulan güven ve artan marka bilinirliği bu büyüme yolculuğunda önemli bir avantaj sağlıyor. Bu doğrultuda iki şirket, yalnızca satış hacmini artırmayı değil; daha fazla tüketicinin yüksek kaliteli ve markalı ürünlere yöneldiği bir pazar yapısının gelişimine katkı sunmayı da öncelikleri arasında konumlandırıyor.

